Altın, son 45 yılın en güçlü performanslarından birini geride bırakırken gözler 2026 beklentilerine çevrildi. Küresel bankalar tahminlerini güncelledi: Hedefler 4.800 ile 5.000 dolar arasında şekilleniyor.
Altın piyasası, yatırımcısına uzun yıllardır görülmeyen bir kazanç sundu. Jeopolitik risklerin tırmanması, merkez bankalarının agresif alımları ve Federal Reserve’in faiz indirim süreci, altını yeniden küresel portföylerin merkezine taşıdı.
Yıl genelinde yaklaşık %63 değer kazanan altın, eylül ayında enflasyona göre düzeltilmiş 45 yıllık zirvesini aşarken, ekim başında 4.000 doların üzerine çıkarak yeni bir eşiği geride bıraktı.
Yükseliş sadece bireysel yatırımcılarla sınırlı kalmadı. Altına dayalı borsa yatırım fonlarına (ETF) güçlü girişler yaşanırken, merkez bankalarının yıllardır süren alımlarının daha da hızlandığı gözlendi. Bu tablo, altının yalnızca kısa vadeli bir trade aracı değil, stratejik bir varlık olarak konumlandığını gösteriyor.
Altındaki yükselişe gümüş de eşlik etti. Hatta performans açısından altını solladı. Gümüş fiyatları yılı %140’ı aşan bir artışla kapattı. Sanayi talebindeki yükseliş, arz sıkışıklığı ve spekülatif işlemler bu ivmenin ana nedenleri arasında yer aldı.
Piyasanın geldiği noktayı değerlendiren World Gold Council Baş Stratejisti John Reade, tabloyu şu sözlerle özetledi:
“Kariyerim boyunca böyle bir dönem görmedim. Hem rekor sayısı hem de performans açısından eşine az rastlanır bir tablo var.”
Asıl merak edilen soru ise şu: 2025’te rekor üstüne rekor kıran altın, 2026’da da yükselişini sürdürebilecek mi? Küresel bankalara göre cevap büyük ölçüde “evet”, ancak yol dalgalı olacak.
JPMorgan
Küresel Emtia Stratejisi Başkanı Natasha Kaneva, yükselişin doğrusal olmayacağını vurgularken, temel dinamiklerin güçlü kaldığını belirtti. JPMorgan’a göre 2026 sonunda ons altın 5.000 dolara yaklaşabilir.
Goldman Sachs
Banka, baz senaryosunda altının Aralık 2026’ya kadar %14 artışla 4.900 dolar seviyesine çıkmasını bekliyor. Özel yatırımcılardan gelebilecek ek talep ise tahminler için yukarı yönlü risk oluşturuyor.
Morgan Stanley
Morgan Stanley daha temkinli. Merkez bankası ve ETF alımlarında yavaşlama bekleyen banka, buna rağmen faiz indirimleri ve zayıf doların etkisiyle 2026’nın son çeyreğinde 4.800 dolar seviyesini işaret ediyor.
UBS
UBS tahminini yukarı revize eden kurumlar arasında. Banka, 2026’nın ilk üç çeyreği için 5.000 dolar hedefi koyarken, yılın son çeyreğinde 4.800 dolar civarında sınırlı bir düzeltme öngörüyor.
Bank of America ve HSBC
Bank of America, 2026’da altının 5.000 doları görebileceğini, yıl ortalamasının ise 4.000 dolar civarında olacağını tahmin ediyor. HSBC de uygun makro koşullar altında benzer bir senaryonun mümkün olduğuna dikkat çekiyor.
Yeni yıl, milyonlarca çalışan ve emekliyi yakından ilgilendiren köklü düzenlemelerle geliyor. 2026’da vatandaşlık maaşı uygulaması başlıyor, ikinci emeklilik sistemi devreye giriyor, izin süreleri uzuyor ve maaş hesaplamaları değişiyor. 2026’ya Girerken Çalışma Hayatında Yeni Sayfa 2025 yılı, çalışma hayatında önemli adımların atıldığı bir yıl oldu. Mobing genelgesi, memur anneler için yarı zamanlı çalışma modeli ve toplu […]
Türkiye, 2026’ya girerken enflasyonla mücadelede kritik bir tercihte bulundu. Akaryakıt, tütün ve alkollü içkilerde yapılan ÖTV artışları, üretici enflasyonunun altında tutuldu. Ekonomi yönetimi, bu yaklaşımı önümüzdeki yıl da sürdürmeye hazırlanıyor. Vergi Ayarlamalarında Temkinli Adım Enflasyonla mücadelede maliye politikası cephesinden dikkat çeken bir hamle geldi. Türkiye, 2026 yılına yönelik dezenflasyon stratejisi kapsamında, geniş kitleleri ilgilendiren dolaylı […]